Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan: Heftanin’de onları serseme çevirdik, Zap’ta yerin dibine gömeriz

HABER MERKEZİ – 15 Ağustos Atılımı’nın 36’ncı yıldönümüne ilişkin bir mesaj yayınlayan Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, “Biz Bakurê Kurdistan’da savaştığımız için Heftanin, Xakurkê ve Zap’taki savaş gerçekleşiyor. Kürdistan halkının tüm kazanımlarını koruyacağımıza dair söz verdik, koruyacağız. Bugün gözümüzün önünde düşman geliyor, işgal ediyor, yol yapıyor ve kalıcı olarak yerleşiyor. Buna karşı savaşıyoruz, Başûrê Kurdistan halkının kazanımlarını, Kürdistan halkını, Irak topraklarını savunuyoruz” dedi.

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan’ın mesajı şöyle:

“Kürdistan dağlarından hepinizi saygıyla selamlıyor, Diriliş Bayramı’nızı kutluyoruz. 15 Ağustos Atılımı’nın 36. yıldönümünü, Diriliş Bayramı’nı tüm Kürdistan halkına, Ortadoğu halklarına, tüm yoldaşlara, tüm çalışanlara ve sempatizanlara kutluyoruz. 15 Ağustos Atılımı’nın 37. yıldönümünde herkese başarılar diliyoruz.

Tüm arkadaşlar adına Rêber Apo’nun Diriliş Bayramı’nı, 15 Ağustos Atılımı’nı kutluyor, bağlılığımızı, saygımızı sunuyoruz.

Bu kutsal günler, Rêber Apo’nun emekleri ve kahraman şehitlerimizin fedakarlıkları sayesinde gerçekleşti. Bugünleri kanlarıyla süsleyen Kürdistan devrim şehitlerini, büyük komutan Mahsum Korkmaz (Egîd) yoldaş şahsında bir kez daha anıyor, anıları karşısında boynumuzu eğiyor, onlara verdiğimiz sözü yineliyoruz. Onların silahlarını yerde bırakmayacak, amaçlarını gerçekleştirecek, Özgür Önderlik ve Özgür Kürdistan anılarını yaşatacağız.

11 Ağustos’ta, Bradost alanında Irak ordusuna, sınır güvenlik güçlerine yönelik vahşice bir saldırı gerçekleşti. Bu saldırıda komutanımız değerli yoldaşımız, Egîd Garzan (Murat Kalko) yoldaş şehit düştü. Egîd Garzan yoldaş 28 yıl Kürdistan dağlarında halkı için birçok alanda mücadele etti, savaştı, şimdiye kadar dört defa yaralandı, büyük emekler verdi. Aynı zamanda bu saldırıda, Irak ordusu komutanı Zübeyr Hali de şehit düştü.

IRAK VE KÜRDİSTAN HALKINA BAŞSAĞLIĞI

Yine Irak ordusunun değerli komutanlarından Mihemmed Reşîd de şehit düştü. Aynı saldırıda Irak ordusunun iki askeri de yaralandı. Her üç komutanın ailelerine, Kürdistan ve Irak halklarına, Irak devlet yöneticilerine başsağlığı diliyoruz. Kanlarının yerde kalmayacağına inanıyoruz ve bu saldırının hesabı da sorulacaktır.

Bu saldırı Irak ordusuna yönelik yapıldı. Irak ordusu arkadaşlarımızı çağırdı ve onların yanındayken, aynı araçtayken saldırı yapıldı. Bu saldırı bizim alanlarımızda değil, onların çağırdığı yerde gerçekleşti. Saldırı birebir Irak ordusuna yönelik yapıldı. Saldırının uğrayan araçlar Irak ordusunun bayrağını taşıyan resmi araçlardı, buna rağmen saldırı gerçekleşti. Bu da bu saldırının Irak ordusuna yönelik bilerek yapıldığını gösteriyor. Arkadaşlarımız da orada ve o şekilde şehit düşüyorlar.

Birçok defa Kürdistan Bölgesel Yönetimi yöneticileri, ‘PKK ve Türk devleti savaşlarını Başûrê Kurdistan’ın içlerine getirdiler’ dedi. Şimdi burada hiçbir savaş yok; bir görüşme gerçekleşiyor ve sonrasında saldırı yapılıyor. Bu tür söylemler doğru değildir. Yine diyorlar ki, ‘PKK sınıra gidiyor, Türk ordusuna yönelik eylem yapıyor ve Başûr’a doğru kaçıyor’. Böylesi bir şey de kesinlikle yoktur. Son 3-4 yıldır, işgalci Türk ordusu adım adım Başûr topraklarını işgal etmek istiyor. Yani savaşı biz buraya getirmedik, onlar buraya getirdi. Saldırıyor ve birçok yeri işgal ediyor.

KÜRDİSTAN HALKININ TÜM KAZANIMLARINI KORUYACAĞIZ

Biz Bakurê Kurdistan’da savaştığımız için Heftanin, Xakurkê ve Zap’taki savaş gerçekleşiyor. Kürdistan halkının tüm kazanımlarını koruyacağımıza dair söz verdik, koruyacağız. Bugün gözümüzün önünde düşman geliyor, işgal ediyor, yol yapıyor ve kalıcı olarak yerleşiyor. Buna karşı savaşıyoruz, Başûrê Kurdistan halkının kazanımlarını, Kürdistan halkını, Irak topraklarını savunuyoruz.

İşgalci Türk ordusu, Irak topraklarından, Başûrê Kurdistan topraklarından çekilsin, saldırmasın, sınır üzerinde hiçbir eylem yapmamaya hazırız. Fakat onların saldırmaması gerekiyor. Şimdi bizim tarafımızdan yapılan, Türk işgalciliğine karşı ulusal direniştir. Herkes yaşanan durumun hakikatini bu şekilde bilmelidir. Eğer Heftanin’de Türk işgalciliğine karşı iki aydır devam eden savaş olmasaydı belki şimdi sınır bölgesinin çoğunluğu işgal edilmişti. Direniş, savunma, meşru bir direniştir. Kürdistan topraklarına yönelik bir saldırı var buna karşı direniş tutumu var ve bu herkes içindir.

15 AĞUSTOS KÜRT HALKINI VAR ETTİ, PARÇALANMIŞLIKLAR AŞILDI

15 Ağustos Atılımı, Bakurê Kurdistan’da Kürt halkının imha olmasının önünü aldı, Kürt halkını var etti. Türk işgalciliği halkımızı imha ederek, Kürdistan’ı gericiliğin merkezi haline getirmek istiyordu. Fakat 15 Ağustos Kürdistan’ı özgürlük mücadelesinin, demokrasinin ve özgür kadının merkezi haline getirdi. Toplumda ulusallığı geliştirdi, varlığı kesinleştirdi. 15 Ağustos Atılımı yalnız Bakurê Kurdistan’da gelişmelere yol açmadı, Rojavayê Kurdistan’da 15 Ağustos Atılımı ile örgütlendi, gelişti. Eğer 15 Ağustos Atılımı olmasaydı, özellikle de 1988, 1989, 1990 ve 1991’deki gerilla savaşı olmasaydı, Enfal ve Halepçe Katliamı’ndan sonra Başûrê Kurdistan’daki halkımız toparlanamazdı. Aynı şey Rojhilatê Kurdistan için de geçerlidir.

Kürdistan toplumu sadece 4 parçaya değil, daha fazlasına bölünmüştür. Farklı mezhepler, farklı dinler, farklı lehçeler, aşiretler ve bölgelerin hepsi bölünmüşlüğün temelini oluşturuyorlardı. 15 Ağustos Atılımı ile bu parçalanmışlıklar aşıldı. 15 Ağustos Rêber Apo’nun ‘Öncelik ulusallık sonra inanç ve lehçeler’ biçimindeki fikir ve görüşleriyle ulusal bir ruh yarattı, ulusal bir strateji geliştirdi. Bu strateji Kürt halkının Ortadoğu’da elini güçlendirdi. Bu esas üzerinden DAİŞ adındaki tüm insanlığın başına bela olan bu faşizm karşısında halkımız savaşabildi, DAİŞ’in bitirilmesinde rol oynadı. Kürt ve Arap halkları birlikte DAİŞ’i yendi. Bu şekilde Kürt halkı sahnede bir aktör oldu, güç oldu. Bunların hepsi hakikattir. Kuşkusuz bunlar üzerinde 15 Ağustos Atılımı’nın, Kürdistan özgürlük gerillasının etkisi vardır ve kimse bunu tartışamaz.

GERİLLA KARŞISINDA YENİLDİKLERİ İÇİN KAOS VE KRİZ YAŞIYORLAR

Bundan 6 yıl önce Türk işgalciliği, NATO Gladyosunun desteğiyle savaş teknolojisini elde etti. Özellikle de silahlı insansız hava araçlarını elde ettikten sonra ‘Tamam, bununla gerillayı tasfiye ederim’ dedi. ‘Hatta bununla Osmanlı topraklarını yeniden geri alabilirim’ dedi. Erdoğan kendisi gidip üzerine imza attı ve bu hava araçlarını efsane haline getirmek istedi. Ve bu şekilde altı yıldır bize karşı savaşıyorlar. Rêber Apo üzerinde ağır bir tecrit uyguladılar. Kürt-Türk demokratik siyaseti üzerinde büyük bir baskı, tutuklama ve soykırım uyguladılar. Halkımız üzerinde faşizan bir baskı geliştirdiler. Kürdistan özgürlük gerillasına karşı bitirmek amacıyla her yerde topyekün bir saldırı başlattı. Hatırlarsanız ‘şu tarihe kadar bitireceğiz’ diyerek zaman bile verdiler.

Sonuç şudur: Başaramadılar, yenildiler. Bundan dolayı da AKP-MHP faşist sisteminde kaos var, kriz derinleşti. Bize karşı başarılı olsaydılar bu krizi yaşamayacaklardı. Fakat yenildikleri için kaos daha da derinleşti. Bugün soykırımcı faşist rejim ancak savaşla ayakta kalabiliyor. Çünkü Türk toplumunda milliyetçi-şoven duyguları alevlendirerek, bunu kendine dayanak yaparak savaşla sistemlerinin varlığını sürdürmek ve kalıcı kılmak istiyor.

Hatta bize karşı yürüttüğü savaşla istediği etkiyi yaratamayınca, sonuç alamayınca sınırlarının dışında da savaş ve kriz politikası yürütüyor. Suriye’ye saldırıyor, Irak’a saldırıyor, Libya’ya saldırıyor, Arap halkı üzerinden hesap yapıyor, zulüm politikası uyguluyor. Bu günlerde Akdeniz’de Yunanlara karşı bir kriz elde etti.

YENİ BİR GERİLLA YARATILIYOR

Savaş ve zulümle kendini ayakta tutmaya çalışıyor, fakat artık bunun zamanı geçti. Kürdistan özgürlük gerillası şimdiye kadar onlarca defa yenilmeyeceğini ispatladı, ispatlamaya devam edecek ve zafere giden yolu açacaktır. Kürdistan özgürlük gerillası Rêber Apo’nun felsefesiyle yeni bir gerilla yaratmak istiyor. Bunu pratiğiyle de gösteriyor. Demokratik Modernite gerillasını geliştirmek istiyor. Bunun yol ve yöntemlerini, yaratıcı bir tarzda, pratik içinde yürütüyor. Mevcut olan eksiklikler giderilerek, başarının ve zaferin gerillası olacak.

2 aydır Heftanin’de direniş var. Heftanin’de efsane kabul ettikleri silahlı insansız keşif uçakları yerle bir oldu. Bütün güçleri orda tıkandı ve şimdi savaş var. Biz halkımızdan, özellikle de Başûrê Kurdistan, Arap, Irak halkından bizi desteklemelerini istiyoruz. Bu düşmanı yenmekte kararlıyız, Heftanin’de onları serseme çevirdik, Zap’a gelirlerse onları yerin dibine gömeceğiz. Bu söylediklerim sıradan şeyler değildir. 36 yıllık tecrübemiz var. Onların tekniğini boşa çıkaracak, taktik, tarz ve teknikle karadaki savaşı zenginleştirip yer altında, tünellerle nasıl savaşacağımızı ve kazanacağımızı biliyoruz. Şimdi bunun üzerinde yoğunlaşıyoruz. Bundan dolayı gerilla bu hassas süreçte rolünü oynayacaktır. 36. yıldönümünde bizim açık ve net olduğumuz husus budur. Fakat bunun yanında halkımız da rolünü oynamalı.

Perspektifimiz, Rêber Apo’nun perspektifidir, savaşan halk gerçeği perspektifidir. Halkımızın, kadınların, gençliğin üzerine düşen görevler var, herkes görevlerini yerine getirmeli.

Biz de 15 Ağustos’u 36. yıldönümünde daha da alevlendirmek istiyoruz. Bugün Avrupa’da halkımız eylem yapıyor, bu çok önemlidir. İşte CPT de açıklama yaptı. ‘İmralı’da tecrit var’ dedi. Bu mücadelenin temelini, haklılığını daha da güçlendiriyor. Avrupa’da yapılan her eylemin siyasi ve diplomatik etkisi var. Ülke dışında veya ülkede, değerli yurtseverlerimiz, başta da kadın ve gençler rollerini oynarlarsa, halk savaşını yükseltip, Arap halkıyla ittifak yaparak, Kürt ve Arap halkları birbirine destek verdiklerinde AKP-MHP’nin bu şovenist dalgasını yenebiliriz.

37. yıldönümünde mücadelemiz daha da ısınacak, Egîdlerin, 15 Ağustos Atılımı’nın yolunda kendini modernleştirecek, zafer gücü haline getirecektir. Kahraman şehitlerimizi, ilk Egîd’ten son Egîd’e kadar hepsini anıyor, Şehit Zeki Şengalîler, Erdallar, Atakan Mahirlerin şahsında tüm Ağustos şehitlerini ve devrim şehitlerimizi anıyor, bu temelde bir kez daha Diriliş Bayramı’nızı kutluyor, herkese en içten duygularımızla başarılar diyoruz ve ‘Yaşasın 15 Ağustos’ ve ‘Bijî Serok Apo’ diyoruz.”